Pazartesi, Nisan 15, 2024

Son çağrı!

“Sesimi duyan var mı?” sorusu soruldu defalarca, sonrasını derin bir sessizlik aldı. Nasıl anlatılır bu his bilmiyorum. Bu acılar nasıl sarılır. Bir insanın gözü nasıl saatlere takılı kalır ülkece öğrendik.

6 Şubat günü saat 04.17’de takılı kaldı saatler.

Hüzün

Gözyaşı

Keder

ve daha nicesi düğümlendi boğamıza…

“Sesimi duyan var mı?” sorusu soruldu defalarca, sonrasını derin bir sessizlik aldı. Nasıl anlatılır bu his bilmiyorum. Bu acılar nasıl sarılır. Bir insanın gözü nasıl saatlere takılı kalır ülkece öğrendik.

 

Bu hayatı hiç ölmeyecek gibi yaşıyoruz. Gördük işte malda yalan mülkte yalan. Dünyalar senin olsa bile bir dakika yetiyor herşeye. O zaman niye bu dünya hırsımız, kibrimiz, öfkemiz… Bir saniye sonrasını bilmezken nasıl böyle vurdumduymaz olabiliyoruz.

Çok değil o felaketten saatler önce Sevgi Sınır Tanımaz projesi için Adıyamandaydım. Salı gününe kadar kalacaktım. Tüm biletlerim ve otel rezervasyonum hazırdı. Arkadaşlarla otururken bi anda içim daraldı içimden bi ses kalk İstanbul’a dön dedi. Çıktım bir hışımla, ne otobüs ne uçak. Yakındaki illerden birinde son koltuk uçak bileti aldım. Karlı hava şartlarında uçuşa yetiştim. İstanbul’a geldikten saatler sonra kaldığım otel yerle yeksan oldu.

 

Beni kurtaran bir histi. Ama o enkazlarda onlarca sevdiğim insan göçüp gitti bu hayattan.  Şimdi boğazımda tüm kelimeler düğümleniyor. Çaresizlik, acizlik neymiş bir kez daha öğrendim.

 

Ey parasına malına güvenenler soruyorum size deprem anında paranız sizi kurtara bildi mi?

Tabiki hayır!

Belki bir lokma ekmeğe bile ulaşamadınız şimdi uyanma vakti fabrika ayarlarına dönüş zamanı geldi geçiyor. Sizde kendinizi kibirinizden arındırın. Valla ömür böyle ziyan billa ömür böyle ziyan. Trilyonların olsa bile bir lokma ekmek nasip olana gider. Enkazdan tok çıkan az önce yemek yedim diyen çocuklar size hiç mi ders vermez. Onları yediren içiren kim hiç düşünmez misiniz?

 

Şimdi geride enkaz yığınlarından sonra yeni bir Adıyaman yeni bir Hatay inşaa etmeliyiz. Devlet millet bir olarak yeni şehirler kuracağız inşallah.

 

Bu sadece âfet değil. Büyük bir felâket ve imtihan!

 

Peki, ya deprem İstanbul’da olursa?

Bunun cevabını düşünmek bile ürpertiyor!

 

Hemen!

Hiç vakit kaybetmeden!

Çok acil!!!

 

Deprem ile ilgili çalışmalar ve bilgilendirmeler artırılmalıdır. Allah korusun böyle bir süreçte bırakın günleri aylarca cenazelerimize bile ulaşamazlar.

 

Dilerim ki dersimizi artık almışımızdır. Kader var, hayat mucizelere gebe ama bir gerçek var ki önce tedbir illa tedbir. Acilen harekete geçmeliyiz.

 

Deprem bir birlik havası oluşturdu.

Ülkenin 4 bir tarafından destek yağdı adeta. Bir kez daha anladım ki bizi hiçbir güç ayıramaz. Sevgiyle sarıp sarmalamak yaraları bizim fıtratımızda var.

 

Dilerim ki deprem, bize uzun süredir kaybettiğimiz kardeşlik ruhunun değerini hatırlatmalı hiç olmazsa. Depremden alacağımız veya çıkaracağımız en büyük derslerden biri bu olmalı.

Vesselâm.

BUNLARA GÖZ ATMADAN GEÇMEYİN

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here